Allah dünyada herkese eşit davranıyor. İşte bu çok büyük bir mucizedir. Yani imtihan konusunda herkes tam olarak eşittir. Fırsat verilmesi ve denenme bakımından insanlar milimi milimine eşit şartlara sahiptir. Ama tabii insanlar bunu çeşitli şekillerde değerlendirirler.
Mesela Müslümanlar şu an imtihan oluyor. Darwinizm dünyayı kasıp kavururken birçok Müslüman bununla ilgilenmiyor, hatta bundan haberi bile yok. Konuyu kale almıyor. Neden kale almıyor? Çünkü baktı ki baş edebilecek gibi değil. O zaman, “Darwinizm zaten Kuran’da var. Darwinizm zaten Müslümanlığın malıdır, bize ait bir şeydir.” diyor. Yani dinsizliğin Müslümanlığın içinde olduğunu iddia ediyor. Bakın, sıkışınca ne hâle geliyor, görüyor musunuz? “İbn Miskeveyh söyledi, şu kişi söyledi, Mevlânâ söyledi.” diyerek Darwinizm’i yüceltmeye çalışıyor.
Bir de pasif Müslüman tipi var. Pasiflik daha da tehlikelidir. Bununla ilgili “İyi Aile Müslümanlığı” adında bir kitap da hazırlıyorum. O kişi de şöyle diyor: “Darwinizm nerede? Şu an bizim evimizin içinde yok.”
Oysa bütün üniversiteler, ortaokullar ve bütün dünya Darwinizm’le kasıp kavruluyor. Görmüyor musun? Bütün okullarda, her yerde öğrencilere Darwinizm anlatılıyor. PKK niçin ortaya çıktı? Darwinizm’le ortaya çıktı. Güneydoğu’yu kasıp kavuruyor. Fakat kişi, evinde PKK’yı görmediği için bu konuyla muhatap olmuyor.
Mesela böyle aileler var. “Dindarız, koyu dindarız.” diyorlar ama hiçbir Müslüman cemaatle bağlantıları yok. Son dönemde bu şekilde türeyen çok sayıda Müslümanlık anlayışı var. Oğlu, kızı, babası, annesi, anneannesi ve dedesi bir ekip oluşturuyor; hepsi bu kadar. Kimseye selam vermiyor, kimseyi evlerine davet etmiyorlar. Hiçbir konuda atağa geçmiyorlar. Mesela bir yerlere gidip kitap dağıtmayı tehlikeli görüyorlar.
Ama gece namazına kalkıyor, sünnet namazlarının hepsini kılıyor ve zekât konusunda çok hassas davranıyor. Kurnazca, kendisine dokunmayacak konuları çok iyi seçmiş. Aslında bu da bir hastalık çeşididir.
Allah ayette, “İhtiyaçtan arta kalanı verin.” diyor. Ben ihtiyaçtan arta kalanı şöyle anlıyorum: Yemeğim, içeceğim, kıyafetim, paltom, ceketim ve ısınmam… Yiyecek olarak da bir tabak yemek. Bunun dışındaki her şeyi dağıtın. Ben bu şekilde anlıyorum. Bu yüzden elime ne geçerse hepsini dağıtıyorum; bir hafta bile tutmuyorum.